🌍 Choose your language

WhatsApp Kanalı

Yeni yazılardan anında haberdar olun!

WhatsApp Kanalına Katıl

“Sen Hiç Gay Gibi Görünmüyorsun” Cümlesi Neden Rahatsız Edici Olabilir?



 

Birçok LGBT bireyin hayatında en az bir kez duyduğu cümlelerden biridir bu:

“Ama sen hiç gay gibi görünmüyorsun.”

Bunu söyleyen insanların çoğu gerçekten hakaret etmek istediğini düşünmez. Hatta bazen bunu bir iltifat gibi söylediklerini bile sanırlar. Ama cümlenin altında yatan düşünceye biraz dikkat edince, neden rahatsız edici olabildiği daha net görülür.

 

Peki “gay gibi görünmek” tam olarak ne demek?

Bu soruyu sorduğumuzda çoğu insanın aklına benzer imgeler gelir:

  • feminen davranışlar,
  • belirli bir konuşma tarzı,
  • abartılı jest ve mimikler,
  • moda veya bakım konusunda belirli bir stereotip.

Oysa eşcinsel erkeklerin hepsi aynı değildir. Bazıları feminen olabilir, bazıları maskülen olabilir, bazıları ise bu iki kutbun hiçbirine tam olarak uymaz. Aynı durum biseksüel, trans veya queer bireyler için de geçerlidir.

Bir insanın yürüyüşünden, ses tonundan, kıyafetinden ya da hobilerinden onun cinsel yönelimini anlamaya çalışmak, aslında oldukça sınırlayıcı bir bakış açısıdır.

Bu cümle neden rahatsız eder?

Çünkü çoğu zaman şu mesajı taşır:

“Benim kafamda bir gay tipi var ve sen o tipe benzemiyorsun.”

Yani kişi farkında olmadan, LGBT bireyleri tek bir kalıba indirger. Bu da hem feminen eşcinsel erkekleri hem de feminen olmayan eşcinsel erkekleri görünmezleştirebilir.

İşin ilginç tarafı, aynı kişi başka birine de şunu söyleyebilir:

“Zaten gay olduğu belli.”

Bir tarafta “fazla belli olmak”, diğer tarafta “hiç belli olmamak” eleştiriliyor. Bu da gösteriyor ki sorun çoğu zaman kişinin kendisi değil, toplumun kafasındaki dar temsil anlayışı.

 

İltifat gibi görünmesinin nedeni

Bazı insanlar bu cümleyi şöyle bir niyetle kurar:

 “Seni normal buluyorum.”

Ama burada fark edilmesi gereken şey şu: Eğer “normal” olmak için belirli bir stereotipe benzememek gerekiyorsa, bu dolaylı olarak o stereotipe benzeyen LGBT bireyleri “normal olmayan” bir yere itmiş olur.

Yani niyetleri kendilerince iyi bile olsa, cümle bazen farkında olmadan şu anlamı taşıyabilir:

 “Senden beklediğim olumsuz özellikler sende yok.”

Bu yüzden birçok queer birey bu sözü duyduğunda kendini rahatlamış değil, tam tersine garip bir şekilde yargılanmış hisseder.

 

Medyanın etkisi büyük

Bu algının oluşmasında medyanın da payı var. Uzun yıllar boyunca dizilerde ve filmlerde eşcinsel erkek karakterler çoğunlukla:

  • aşırı feminen,
  • sadece komik,
  • ilişki hayatı gösterilmeyen,
  • hikâyenin merkezinde değil kenarında duran karakterler olarak yazıldı.

İnsanlar gerçek hayatta farklı eşcinsel bireylerle karşılaşmadığında, ellerinde yalnızca bu sınırlı temsil kalıyor. Sonra da gerçek biriyle tanıştıklarında şaşırıp şu cümleyi kuruyorlar:

 “Hiç öyle durmuyorsun.”

Aslında şaşırdıkları şey kişinin eşcinsel olması değil; kendi stereotiplerinin gerçeği yansıtmaması.

 

Peki nasıl tepki verilmeli?

Bu cümleyi duyduğunda herkesin vereceği tepki farklı olabilir. Bazıları görmezden gelir, bazıları espriyle geçiştirir, bazıları ise açıklama yapmayı tercih eder.

Belki en sakin cevaplardan biri şudur:

“Gaylerin tek bir görünüşü yok ki.”

Bu cevap hem tartışmayı büyütmez hem de karşı tarafa düşünmesi için küçük bir kapı açar. Çünkü mesele kişisel savunmadan çok, toplumun kafasındaki kalıpları sorgulamaktır.

 

Asıl sorun görünüş değil, beklentidir

Bir insanın eşcinsel olduğunu öğrendiğimizde şaşırmamızın nedeni çoğu zaman onun görünüşü değil, bizim önceden kurduğumuz beklentidir.

Queer insanlar tek tip değildir. Kimi spor yapmayı sever, kimi makyaj yapmayı, kimi video oyunlarını, kimi modayı, kimi hiçbir stereotipe uymayan tamamen kendine özgü bir hayat yaşamayı tercih eder.

 Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

“Bir insanın eşcinsel olduğunu anlamak için gerçekten belirli bir görünüşe ihtiyacımız var mı?”

Çünkü çoğu zaman cevap oldukça basittir:

Hayır. İnsanlar sadece kendileri gibi görünürler.


Editör – Ali Sinop

 

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar