🌍 Choose your language

WhatsApp Kanalı

Yeni yazılardan anında haberdar olun!

WhatsApp Kanalına Katıl

Biseksüellik Ahlak Dışı mı?




 

Kişinin hem kadına hem erkeğe duyduğu duygusal ve cinsel çekimdir. Kısaca biseksüelliğin tanımı budur. Peki bu ikili ilişkileri nasıl etkiler? Mesela heteroseksüel bir kadın, sevgilisinin/kocasının biseksüel olmasını kabul edebilir mi? Ya da eşcinsel bir erkek kocasının/sevgilisinin biseksüel olmasını kabul edebilir mi? Partnerinizin sizin karşı cinsinizden de etkilendiği gerçeği ilişkinizdeki ahlaki değerlerle ne kadar ne uyumlu olabilir? Evli olup ikinci gizli bir hayat yaşayan erkeklerin oranı azımsanmayacak şekilde yüksek! Çoğunun da karısı ve çocukları gerçeği bilmiyorlar, peki bu davranış şekli sadakat ve genel ahlak kurallarına ne kadar uygun? İlişki dinamikleri, toplumsal beklentiler ve bireysel arayışların kesişim noktasında duran biseksüellik; çoğu zaman yüzeysel bir özgürlük söylemiyle geçiştirilse de ikili ilişkiler zemininde derin bir güvensizlik ve belirsizlik kaynağı olarak karşımıza çıkar. Mesele sadece sadakat ya da dürüstlük boyutundan ibaret değildir; doğrudan bu yönelimin yarattığı yapısal ikilem ve partner üzerinde kurduğu psikolojik baskı sorgulanmalıdır.

İkili bir ilişkide adanmışlık, tarafların birbirinde bulduğu tatmin ve karşılıklı doyum üzerine kurulur. Ancak biseksüel bir partnerle yürütülen ilişkide bu zemin daha baştan sarsılmaya mahkûmdur. Biseksüellik, yapısı gereği arzulama kapasitesini iki farklı cinse birden yaydığı için, tek bir partnerle sürdürülen monogam ilişki modelinde her zaman bir tarafın "eksik" kalması riskini taşır. Bir kadının sunabileceği duygusal ve fiziksel dinamik ile bir erkeğin sunabileceği cinsel ve psikolojik varlık birbirinden tamamen farklıdır. Dolayısıyla, her iki dünyaya da kapısı açık olan bir bireyin, zamanla bu iki farklı dünyadan birini özleme veya arzulama ihtimali, ilişki içi doyumsuzluk riskini tırmandırır.

Bu durumun partner tarafındaki yansıması ise yönetilmesi son derece zor bir rekabet ve yetersizlik hissidir. Standart bir ilişkide tehdit ya da kıyas unsuru belirli bir çerçevedeyken, biseksüel bir partner söz konusu olduğunda potansiyel rekabet alanı iki katına çıkar. Karşı taraf, "Partnerimin bende asla bulamayacağı diğer cinse ait bir dinamiğe ihtiyacı var mı?" sorusuyla sürekli yüzleşmek zorunda kalır. Bu durum, hiçbir insanın bir ilişkide taşımak istemeyeceği ağır bir psikolojik yüktür. Hiç kimse, partnerinin zihninin veya arzusunun diğer cinste de kalabileceği şüphesiyle sağlıklı bir bağ kuramaz.

Öte yandan, muhafazakâr düzenin ve evlilik kurumunun sağladığı toplumsal konfordan vazgeçmeyip, arkada gizli bir hayat sürdürme eğilimi de bu ikilemin en sık rastlanan sonuçlarından biridir. Evli, çocuklu ve dışarıdan son derece nizami bir aile yapısına sahip görünen bireylerin iki farklı hayat yaşaması; sadece toplumsal baskı mağduriyetiyle açıklanamaz. Bu durum, kendi arzularından vazgeçmeyip partnerini ve ailesini bir tür kalkan veya vitrin süsü olarak kullanma ikiyüzlülüğüdür.

Sonuç olarak; biseksüelliğin getirdiği karmaşa ve doyumsuzluk potansiyeli, ikili ilişkilerin doğasındaki "birbirine adanmışlık" ilkesiyle derin bir çelişki oluşturur. Aşk ve ilişki, bir seçim yapmayı ve o seçimin sorumluluğunu taşımayı gerektirir. Biseksüelliğin barındırdığı ucu açık arzu yapısı ise, ilişkide güvensizliği ve kararsızlığı kaçınılmaz kılar.

Editör – Ali Sinop

 

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar