LGBT Görünürlüğü Çocukları LGBT Yapar mı?
LGBT bir insanın televizyonda görünmesi, bir çocuğun
LGBT olmasına neden olur mu?
Bu soru zaman zaman gerçekten ciddi bir endişeymiş
gibi soruluyor. “Çocuklar bunları görmesin”, “Çocukların kafası karışır”,
“Böyle şeyleri görürlerse özendirilebilirler” deniyor.
Ama gelin bir an durup sorunun kendisine bakalım.
Neden LGBT bir insanın varlığı, bir çocuk için
“etkilenme” tehlikesi olarak görülüyor?
Bir çocuk televizyonda heteroseksüel bir çift
gördüğünde neden “heteroseksüel olmaya özendiriliyor” demiyoruz da iki erkeğin
birbirini sevdiğini gördüğünde “acaba çocuk da gay olur mu?” diye soruyoruz?
İşte tam burada meselenin yalnızca çocuklarla ilgili
olmadığını düşünüyorum.
Bu bakış açısının altında LGBT insanlara yönelik ciddi
bir önyargı var.
Çünkü LGBT olmak hâlâ bazı insanların zihninde sıradan
bir insanlık hali olarak değil, başkalarına geçebilecek, başkalarını
etkileyebilecek veya özellikle çocuklardan uzak tutulması gereken bir şey
olarak görülüyor.
Bu, düpedüz homofobik bir bakış açısıdır.
Bir çocuğun bizi görmesi neden bu kadar korkutucu?
Bir çocuk eşcinsel birini gördüğünde aslında ne
görüyor?
Bir insan görüyor.
İşe giden, yemek yiyen, gülen, ağlayan, âşık olan,
ailesini seven, arkadaşlarıyla vakit geçiren bir insan.
Fakat konu LGBT bireylere geldiğinde bazı insanlar
bütün bunları bir kenara bırakıp yalnızca cinsel yönelimi görüyor.
Sanki ortada çocuğun korunması gereken bir “etki”
varmış gibi davranılıyor.
Oysa çocuğun gördüğü şey çoğu zaman sadece şu:
“Demek ki böyle insanlar da var.”
Bunda korkulacak ne var?
“Görürse LGBT olur” düşüncesinin asıl problemi
Bir çocuğun LGBT bir karakter görmesinin onu LGBT
yapacağını düşünmek, LGBT olmayı öğrenilen veya bulaşan bir davranış gibi kabul
etmek demek.
Peki aynı mantığı heteroseksüellik için uygulayalım.
Çocuklarımız yıllardır filmlerde, dizilerde,
reklamlarda, kitaplarda kadın ve erkeklerin birbirine âşık olduğunu görüyor.
Çocuklar evlerinde anne ve babalarını görüyor.
Düğünleri, sevgilileri, evlilikleri görüyor.
Peki bütün bunları gördükleri için heteroseksüel
olmaları gerektiğini mi düşünüyoruz?
Hayır.
Çünkü bunun doğal bir insan çeşitliliği olduğunu kabul
ediyoruz.
O zaman aynı rahatlığı LGBT insanlar için neden
göstermiyoruz?
Belki de çocukların “kafasını karıştıran” şey LGBT görünürlüğü değildir
Bazen “Çocukların kafasını karıştırmayın” deniyor.
Ben burada başka bir soru sormak istiyorum:
Bir çocuğa LGBT insanların da var olduğunu söylemek mi
kafa karıştırıyor, yoksa LGBT insanların hiç yokmuş gibi davranılması mı?
Bir çocuk büyürken kendisinden farklı insanlarla
karşılaşacak.
Farklı aileler görecek.
Farklı hayatlar görecek.
Farklı insanlar tanıyacak.
Dünyanın yalnızca kendi evinden ve kendi ailesinden
ibaret olmadığını öğrenecek.
LGBT insanların varlığını bilmek de bunun bir parçası.
Üstelik görünürlük, LGBT olan bir çocuğu bir anda LGBT
yapmaz.
Belki sadece o çocuğun yıllardır kendisine sorduğu bir
sorunun cevabını bulmasını kolaylaştırır.
“Ben neden böyle hissediyorum?”
“Benim gibi başka insanlar var mı?”
“Yalnız mıyım?”
Bazen televizyonda gördüğü bir karakter, okuduğu bir
hikâye veya tanıdığı bir insan ona sadece “Hayır, yalnız değilsin.”
dedirtir.
LGBT insanları çocuklardan saklamak neden normal kabul ediliyor?
Bence asıl üzerinde düşünmemiz gereken yer burası.
LGBT bireyi bir insanın çocuklara zarar vereceği düşüncesi
nereden geliyor?
Neden bir gay öğretmen, bir lezbiyen komşu, iki anneli
bir aile veya televizyondaki eşcinsel bir karakter otomatik olarak çocuklar
açısından şüpheli hale geliyor?
Çünkü LGBT insanlara uzun yıllar boyunca yalnızca
cinsellik üzerinden bakıldı.
Bir insanın gay olması, sanki onun bütün kişiliğinin
önüne geçen tek özelliğiymiş gibi düşünüldü.
Oysa gay bir insanın hayatında bundan çok daha fazlası
var.
Tıpkı heteroseksüel bir insanın hayatında olduğu gibi.
Ve bence LGBT görünürlüğüne karşı çıkan bazı
söylemlerin rahatsız edici tarafı tam da burada ortaya çıkıyor:
“Çocuklar görmesin” denirken aslında LGBT insanların
görünmemesi isteniyor.
Bu ikisi aynı şey değil mi?
Çocuklar LGBT insanları görürse ne olur?
Muhtemelen hiçbir şey.
Bir çocuk LGBT bir karakter görür ve hikâyeye devam
eder.
Belki karakteri sever.
Belki sevmez.
Belki üzerinde hiç düşünmez bile.
Belki yıllar sonra o sahneyi hatırlar.
Belki de bir gün kendi yönelimini anlamaya
başladığında, geçmişte gördüğü o karakteri hatırlar ve “Demek ki benim gibi
insanlar da varmış” der.
Ama LGBT olmayan bir çocuk sırf LGBT bir insan gördü
diye LGBT olmaz.
Çünkü LGBT olmak bir televizyon programından, bir
film karakterinden veya başka bir insandan bulaşan bir şey değildir.
Asıl değiştirmemiz gereken şey belki de çocuklar değil, bakış açımız
LGBT görünürlüğünden korkmak yerine LGBT insanlara
neden hâlâ bu kadar yabancı bakıldığını sorgulamamız gerekiyor.
Çünkü ortada çocukları tehdit eden gizli bir tehlike
yok.
Ortada sadece toplumun bir parçası olan insanlar var.
Ve bu insanların görünür olması, çocukların elinden
çocukluklarını almak değil.
Onlara dünyanın sandığımızdan daha çeşitli olduğunu
göstermek.
Bir çocuğa gay bir insanı göstermek, onu gay yapmaz.
Ama bir gay çocuğun kendisini dünyada yalnız
hissetmesini biraz olsun azaltabilir.
Bence asıl mesele tam olarak burada.
LGBT görünürlüğünden korkmak yerine, LGBT insanların
görünür olmasından neden korkulduğunu konuşmalıyız.
Çünkü “Çocuklar LGBT görmesin” cümlesinin altında
bazen çocukları koruma kaygısından çok daha eski bir düşünce yatıyor:
“Böyle insanlar görünür olmasın.”
Ve bunun adı artık yalnızca bir endişe değildir.
Bunun adı önyargıdır.
LGBT insanlara yönelikse de bunun adı homofobidir.
Editör – Ali Sinop

Yorumlar
Yorum Gönder