🌍 Choose your language

WhatsApp Kanalı

Yeni yazılardan anında haberdar olun!

WhatsApp Kanalına Katıl

LGBT Görünürlüğü Çocukları LGBT Yapar mı?




 

LGBT bir insanın televizyonda görünmesi, bir çocuğun LGBT olmasına neden olur mu?

Bu soru zaman zaman gerçekten ciddi bir endişeymiş gibi soruluyor. “Çocuklar bunları görmesin”, “Çocukların kafası karışır”, “Böyle şeyleri görürlerse özendirilebilirler” deniyor.

Ama gelin bir an durup sorunun kendisine bakalım.

Neden LGBT bir insanın varlığı, bir çocuk için “etkilenme” tehlikesi olarak görülüyor?

Bir çocuk televizyonda heteroseksüel bir çift gördüğünde neden “heteroseksüel olmaya özendiriliyor” demiyoruz da iki erkeğin birbirini sevdiğini gördüğünde “acaba çocuk da gay olur mu?” diye soruyoruz?

İşte tam burada meselenin yalnızca çocuklarla ilgili olmadığını düşünüyorum.

Bu bakış açısının altında LGBT insanlara yönelik ciddi bir önyargı var.

Çünkü LGBT olmak hâlâ bazı insanların zihninde sıradan bir insanlık hali olarak değil, başkalarına geçebilecek, başkalarını etkileyebilecek veya özellikle çocuklardan uzak tutulması gereken bir şey olarak görülüyor.

Bu, düpedüz homofobik bir bakış açısıdır.


Bir çocuğun bizi görmesi neden bu kadar korkutucu?

Bir çocuk eşcinsel birini gördüğünde aslında ne görüyor?

Bir insan görüyor.

İşe giden, yemek yiyen, gülen, ağlayan, âşık olan, ailesini seven, arkadaşlarıyla vakit geçiren bir insan.

Fakat konu LGBT bireylere geldiğinde bazı insanlar bütün bunları bir kenara bırakıp yalnızca cinsel yönelimi görüyor.

Sanki ortada çocuğun korunması gereken bir “etki” varmış gibi davranılıyor.

Oysa çocuğun gördüğü şey çoğu zaman sadece şu:

“Demek ki böyle insanlar da var.”

Bunda korkulacak ne var?


“Görürse LGBT olur” düşüncesinin asıl problemi

Bir çocuğun LGBT bir karakter görmesinin onu LGBT yapacağını düşünmek, LGBT olmayı öğrenilen veya bulaşan bir davranış gibi kabul etmek demek.

Peki aynı mantığı heteroseksüellik için uygulayalım.

Çocuklarımız yıllardır filmlerde, dizilerde, reklamlarda, kitaplarda kadın ve erkeklerin birbirine âşık olduğunu görüyor.

Çocuklar evlerinde anne ve babalarını görüyor.

Düğünleri, sevgilileri, evlilikleri görüyor.

Peki bütün bunları gördükleri için heteroseksüel olmaları gerektiğini mi düşünüyoruz?

Hayır.

Çünkü bunun doğal bir insan çeşitliliği olduğunu kabul ediyoruz.

O zaman aynı rahatlığı LGBT insanlar için neden göstermiyoruz?


Belki de çocukların “kafasını karıştıran” şey LGBT görünürlüğü değildir

Bazen “Çocukların kafasını karıştırmayın” deniyor.

Ben burada başka bir soru sormak istiyorum:

Bir çocuğa LGBT insanların da var olduğunu söylemek mi kafa karıştırıyor, yoksa LGBT insanların hiç yokmuş gibi davranılması mı?

Bir çocuk büyürken kendisinden farklı insanlarla karşılaşacak.

Farklı aileler görecek.

Farklı hayatlar görecek.

Farklı insanlar tanıyacak.

Dünyanın yalnızca kendi evinden ve kendi ailesinden ibaret olmadığını öğrenecek.

LGBT insanların varlığını bilmek de bunun bir parçası.

Üstelik görünürlük, LGBT olan bir çocuğu bir anda LGBT yapmaz.

Belki sadece o çocuğun yıllardır kendisine sorduğu bir sorunun cevabını bulmasını kolaylaştırır.

“Ben neden böyle hissediyorum?”

“Benim gibi başka insanlar var mı?”

“Yalnız mıyım?”

Bazen televizyonda gördüğü bir karakter, okuduğu bir hikâye veya tanıdığı bir insan ona sadece “Hayır, yalnız değilsin.” dedirtir.


LGBT insanları çocuklardan saklamak neden normal kabul ediliyor?

Bence asıl üzerinde düşünmemiz gereken yer burası.

LGBT bireyi bir insanın çocuklara zarar vereceği düşüncesi nereden geliyor?

Neden bir gay öğretmen, bir lezbiyen komşu, iki anneli bir aile veya televizyondaki eşcinsel bir karakter otomatik olarak çocuklar açısından şüpheli hale geliyor?

Çünkü LGBT insanlara uzun yıllar boyunca yalnızca cinsellik üzerinden bakıldı.

Bir insanın gay olması, sanki onun bütün kişiliğinin önüne geçen tek özelliğiymiş gibi düşünüldü.

Oysa gay bir insanın hayatında bundan çok daha fazlası var.

Tıpkı heteroseksüel bir insanın hayatında olduğu gibi.

Ve bence LGBT görünürlüğüne karşı çıkan bazı söylemlerin rahatsız edici tarafı tam da burada ortaya çıkıyor:

“Çocuklar görmesin” denirken aslında LGBT insanların görünmemesi isteniyor.

Bu ikisi aynı şey değil mi?


Çocuklar LGBT insanları görürse ne olur?

Muhtemelen hiçbir şey.

Bir çocuk LGBT bir karakter görür ve hikâyeye devam eder.

Belki karakteri sever.

Belki sevmez.

Belki üzerinde hiç düşünmez bile.

Belki yıllar sonra o sahneyi hatırlar.

Belki de bir gün kendi yönelimini anlamaya başladığında, geçmişte gördüğü o karakteri hatırlar ve “Demek ki benim gibi insanlar da varmış” der.

Ama LGBT olmayan bir çocuk sırf LGBT bir insan gördü diye LGBT olmaz.

Çünkü LGBT olmak bir televizyon programından, bir film karakterinden veya başka bir insandan bulaşan bir şey değildir.


Asıl değiştirmemiz gereken şey belki de çocuklar değil, bakış açımız

LGBT görünürlüğünden korkmak yerine LGBT insanlara neden hâlâ bu kadar yabancı bakıldığını sorgulamamız gerekiyor.

Çünkü ortada çocukları tehdit eden gizli bir tehlike yok.

Ortada sadece toplumun bir parçası olan insanlar var.

Ve bu insanların görünür olması, çocukların elinden çocukluklarını almak değil.

Onlara dünyanın sandığımızdan daha çeşitli olduğunu göstermek.

Bir çocuğa gay bir insanı göstermek, onu gay yapmaz.

Ama bir gay çocuğun kendisini dünyada yalnız hissetmesini biraz olsun azaltabilir.

Bence asıl mesele tam olarak burada.

LGBT görünürlüğünden korkmak yerine, LGBT insanların görünür olmasından neden korkulduğunu konuşmalıyız.

Çünkü “Çocuklar LGBT görmesin” cümlesinin altında bazen çocukları koruma kaygısından çok daha eski bir düşünce yatıyor:

“Böyle insanlar görünür olmasın.”

Ve bunun adı artık yalnızca bir endişe değildir.

Bunun adı önyargıdır.

LGBT insanlara yönelikse de bunun adı homofobidir.


Editör – Ali Sinop

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar