Seks Arayan Erkeklerle Aşk Arayan Erkekler Gerçekten İki Ayrı Dünya mı?
Bir erkeğin mesaj kutusuna düşen ilk cümle bazen her
şeyi anlatır:
“Selam!”
Bazen de daha doğrudan gelir:
“Ne arıyorsun?”
Bu sorunun cevabı aslında basitmiş gibi görünür. Seks
isteyen vardır, ilişki isteyen vardır. Biri gecenin sonunda kaybolur, diğeri
sabah kahvesi içmek ister.
Ama gerçekten bu kadar basit mi?
Gay erkeklerin dünyasında seks arayanlarla aşk
arayanların birbirinden tamamen ayrı iki grup olduğunu düşünmek kolay. Dating
uygulamalarına baktığımızda sanki bir tarafta yalnızca bedenini göstermek
isteyenler, diğer tarafta da romantik bir ilişki arayanlar varmış gibi
görünüyor.
Oysa gerçek hayat, uygulamaların profil
seçeneklerinden biraz daha karmaşık.
“Ne arıyorsun?” sorusu
Gay bir erkeğin yeni tanıştığı başka bir erkeğe
sorabileceği en zor sorulardan biri belki de budur:
“Ne arıyorsun?”
Çünkü cevap ne olursa olsun, beraberinde başka sorular
getirir.
“Sadece seks.”
Peki neden sadece seks?
“İlişki.”
Peki gerçekten ilişki mi istiyorsun, yoksa yalnız
kalmaktan mı korkuyorsun?
“Bakıyorum.”
Peki neye bakıyorsun?
Bazen insan ne istediğini gerçekten bilmiyor.
Bazen de biliyor ama söylemeye çekiniyor.
Çünkü gay erkeklerin tanışma dünyasında arzuların
birbirine karışması çok kolay.
Bir erkekle yalnızca seks yapmak isteyebilirsin ama
ondan hoşlanmaya da başlayabilirsin.
Bir ilişki arıyor olabilirsin ama ilk buluşmada seks
yapmakta isteyebilirsin.
Birini yalnızca fiziksel olarak çekici bulabilirsin ve
bu çekim zamanla aşka dönüşebilir.
Ya da bütün bunların hiçbirini istemeyip sadece
birinin yanında kendini yalnız hissetmemeyi isteyebilirsin.
İnsanlar kutulara sığmıyor.
“Seks istemek, aşk istememek demek değil”
Bence bu ayrımı özellikle yapmak gerekiyor.
Bir erkeğin seks istemesi onun duygusuz olduğu
anlamına gelmez.
Aynı şekilde bir erkeğin ilişki istemesi de onun
romantik, masum ya da “ciddi” olduğu anlamına gelmez.
Seks de bir ihtiyaç olabilir.
Yakınlık da.
Dokunulmak da.
Arzu edilmek de.
Birinin seni istemesi, bazen uzun zamandır duymadığın
bir cümleyi sessizce söyleyebilir:
“Seni görüyorum.”
Bu yüzden seks arayan bir erkeği otomatik olarak
yüzeysel ilan etmek haksızlık olabilir.
Belki gerçekten yalnızca seks istiyordur.
Belki şu anda ilişkiye hazır değildir.
Belki hayatında başka bir şey vardır.
Belki de sadece bir erkeğin bedenine dokunmak
istemiştir.
Bunda utanılacak bir şey yok.
Sorun seks istemek değil.
Sorun, ne istediğini karşısındaki insana dürüstçe
söylememek.
“Asıl problem: Aynı şeyi istemiyormuş gibi davranmak”
İki insanın farklı şeyler istemesi problem değildir.
Birinin seks, diğerinin ilişki istemesi de tek başına
problem değildir.
Problem, taraflardan birinin istediği şeye sahip olabilmesi
için diğerine başka bir şey vaat etmesidir.
“Ben de ilişki istiyorum.”
Sonra seks.
Sonra sessizlik.
Ya da tam tersi:
“Ben ciddi bir şey istemiyorum.”
Ama günlerce mesajlaşmak, kıskanmak, hesap sormak,
gece yarısı “Neredesin?” diye yazmak…
İnsanların bazen kendi duygularını bile kandırdığı bir
yerde başkasını kandırmak çok kolay.
Ve özellikle dating uygulamalarında bu daha da
belirgin hale geliyor.
Çünkü uygulamalar insanları önce fotoğraflara, sonra
birkaç kelimelik profillere, sonra da hızlı bir karara indiriyor.
“Tipim”
“Değil”
“Pas”
“Mesaj”
“Buluşalım”
Bütün bunların arasında insanın kendisi nereye
sığıyor?
“Peki aşk arayan erkekler daha mı masum?”
Hayır.
Hatta bazen “aşk arıyorum” cümlesinin arkasına
saklanmak da mümkün.
Çünkü aşk istemek insanı otomatik olarak iyi bir
sevgili yapmıyor.
Birini istemekle birini sevmek aynı şey değil.
Bir ilişkiye sahip olmakla bir ilişki kurabilmek de
aynı şey değil.
Bazı insanlar yalnızca yalnız kalmamak için ilişki
ister.
Bazıları kendisini değerli hissetmek için.
Bazıları hayatındaki boşluğu başka bir erkekle
doldurmak için.
Bazıları da gerçekten birini tanımak, onunla hayat
paylaşmak için.
Dolayısıyla “Ben ilişki istiyorum” cümlesi tek başına
hiçbir şey garanti etmiyor.
Tıpkı “Ben sadece seks istiyorum” cümlesinin bir
insanın karakterini belirlememesi gibi.
“Belki iki dünya değil, aynı dünyanın iki ihtiyacı”
Seks ve aşk birbirinin zıttı olmak zorunda değil.
Bir insan hem seks isteyebilir hem aşk.
Hem bağımsız olmak isteyebilir hem birine ait
hissetmek.
Hem yalnız kalmayı sevebilir hem de birinin onu
beklemesini isteyebilir.
Bazen gece yatağa yalnızca seks için girersin.
Sabah olduğunda yanında kalmasını istersin.
Bazen de birini seviyorsundur ama o gece yalnızca ona
dokunmak istersin.
İnsan cinselliği böyle kesin çizgilerle ayrılmıyor.
Belki de “seks arayan erkekler” ve “aşk arayan
erkekler” diye iki ayrı dünya yaratmak yerine, aynı dünyanın farklı ihtiyaçları
olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
“Yine de bir gerçek var”
Bütün bu karmaşaya rağmen bir konuda net olabiliriz:
Dürüstlük hâlâ önemli.
Karşındaki adam ilişki arıyorsa ve sen yalnızca seks
istiyorsan, bunu söyle.
Sen ilişki istiyorsan ve karşındaki adam yalnızca seks
istiyorsa, bunu bil.
Belki buluşmazsınız.
Belki bir gecelik bir şey yaşarsınız.
Belki arkadaş olursunuz.
Belki hiçbir şey olmaz.
Ama en azından birbirinizin zamanını, duygularını ve
beklentilerini bilerek hareket edersiniz.
Çünkü aşk arayan birine aşk vaat edip seks almak başka
bir şeydir.
Seks isteyen iki yetişkinin birbirlerine açık olması
başka bir şey.
Aradaki fark bazen yalnızca birkaç kelimedir.
Ama o birkaç kelime, bir insanın ertesi sabah nasıl
hissedeceğini değiştirebilir.
“Sonunda hepimiz biraz aynı şeyi arıyor olabiliriz”
Belki de mesele seks mi aşk mı sorusundan daha büyük.
Belki çoğumuz aslında istenmek istiyoruz.
Birinin bizi çekici bulmasını.
Birinin bizi merak etmesini.
Birinin telefonunu kontrol ettiğinde bizim mesajımızı
görüp gülümsemesini.
Birinin yatağına girmek isteyebiliriz.
Birinin hayatına da.
Bazen ikisine birden.
Ve belki gay erkeklerin tanışma dünyasındaki en büyük
yanılgılardan biri, bütün bunları birbirinden kesin çizgilerle ayırmaya
çalışmak.
Seks kötü değil.
Aşk da otomatik olarak iyi değil.
İlişki istemek insanı daha değerli yapmıyor.
Seks istemek de daha değersiz.
Asıl mesele, ne istediğini bilmek ve bunu karşındaki
insana dürüstçe söyleyebilmek.
Çünkü iki erkek aynı şeyi istemeyebilir.
Ama birbirlerine dürüst oldukları sürece gerçekten iki
ayrı dünyada yaşamak zorunda değiller.
Belki de aynı dünyada, sadece farklı kapılardan içeri
giriyorlardır.
Editör – Ali Sinop

Yorumlar
Yorum Gönder