🌍 Choose your language

WhatsApp Kanalı

Yeni yazılardan anında haberdar olun!

WhatsApp Kanalına Katıl

“Kıskançlık İlişkiyi Nasıl Etkiler?”



 

Kıskançlık hakkında konuşurken herkesin aklına aynı cümle gelir:

“Seviyorsan kıskanırsın.”

Ama bence mesele bu kadar basit değil. Çünkü bazen kıskançlık sevgiden değil, kaybetme korkusundan doğuyor. Bazen de insan karşısındakini değil, aslında kendi yetersizlik hissini kıskanıyor.

İlişkilerde en tuhaf duygulardan biri bu olabilir. Bir yandan partnerini önemsediğini hissettiriyor, diğer yandan dozunu kaçırdığında ilişkinin içine görünmez bir gerginlik yerleştiriyor.

Benim dikkatimi çeken şey şu: Kıskançlık çoğu zaman büyük olaylarla başlamıyor. Partnerin bir fotoğrafı beğenmesi, bir arkadaşından sık bahsetmesi ya da bir mesajı geç cevaplaması bile insanın kafasında senaryolar üretmesine yetebiliyor. O anda yaşanan şey çoğu zaman öfke gibi görünse de, altında genellikle şu soru yatıyor:

“Ya benden uzaklaşıyorsa?”

Sorun da tam burada başlıyor. Çünkü insan bu korkuyu konuşmak yerine sakladığında, ilişki yavaş yavaş bir sorgulama alanına dönüşebiliyor. “Kiminleydin?”, “Neden cevap vermedin?”, “O kişiyi neden bu kadar seviyorsun?” gibi cümleler bazen sevgiyi korumaya çalışmak gibi hissediliyor ama karşı tarafta tam tersine güvensizlik hissi yaratabiliyor.

Özellikle queer ilişkilerde kıskançlık bazen daha karmaşık yaşanabiliyor. Açık yaşayamamak, geçmişte reddedilmek ya da ilişkiyi güvenli bir alan olarak görmek, kaybetme korkusunu daha yoğun hissettirebiliyor. Bu yüzden birçok insan aslında partnerini değil, kurduğu o güvenli alanı kaybetmekten korkuyor olabilir.

Bence kıskançlığın ilişkiye verdiği en büyük zarar, insanı sürekli karşı tarafın davranışlarını okumaya zorlaması. Bir süre sonra ilişkiyi yaşamaktan çok, işaret aramaya başlıyorsun. Oysa sevgi bazen en çok sürekli kanıt istemediğinde nefes alabiliyor.

Yine de şunu söylemek de gerçekçi olmaz: “Hiç kıskanmayın.” Kıskançlık tamamen yok olması gereken bir duygu değil. Hatta bazen ilişkinin bizim için önemli olduğunu gösteren küçük bir alarm gibi çalışabiliyor. Önemli olan, o alarmın bütün evi ele geçirmemesi.

Belki de sağlıklı bir ilişkinin ölçüsü, hiç kıskanmamak değil; kıskandığında bunu korkuya, kontrole ve suçlamaya dönüştürmeden yaşayabilmek. Çünkü sevgi ile sahiplenme arasındaki çizgi bazen düşündüğümüzden çok daha ince olabiliyor.

Editör – Ali Sinop

 

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar