DELİ BÖLÜM 5
|
BÖLÜM 4 ÖZET Caner'in vücuduna aldığı o mucize ilaç sayesinde hamilelik testi pozitif çıkmıştır. Peki şimdi bundan sonra ne olacak? PANZEHİR Düşünüp düşünüp duruyordum, acaba bu ilacın yan etkisini ne yok eder diye? Caner Bey oğlum insan üzerinde yaptığım ilk testti. Eğer ona bir şey olursa asla kendimi affetmezdim. Üniversite yıllarından beri en yakın arkadaşım ve meslektaşım olan Hikmet’le konuştum, daha önce niye aklıma gelmediyse de… Hikmet son derece başarılı bir mikrobiyoloji doktoru ve uluslararası yüksek lisanslı araştırmacı doktordur. Onu aradım, o da bana “kalp kalbe karşıymış Ziya, bende seni arayacaktım.” dedi. Son dönemlerde bütün her yerde ilaç sayesinde konuşulduğumu görünce beni aramanın sürekli aklında olduğunu söylemişti sonradan da. Bende ona aslında tam da o ilaç için onu aradığımı söyleyerek ‘birde sen incelesen bu ilacı belki benim gözümden bir şey kaçmıştır? Ya da senin aklına bir şey gelir. Bu ilacın yan etkisini nasıl yok ederiz?’ diye sordum. Sonra Hikmet’te seve seve yardım edeceğini söyledi ve Hikmet’le birlikte tam bir hafta benim laboratuvardan çıkmadık. Hikmet’e daha önce yaptığım araştırmaları, kediler üzerinde yaptığım testleri ve sonucundaki bulguları anlattım. Tam da düşündüğüm gibi Hikmet dahiliğini konuşturdu ve yasaklı, üretimi durdurulmuş, tedavülden kaldırılmış değil ama dünyada çok az bulunan bir ilacın benim kolumdan alınan ilaçla karıştırılmasıyla yan etkinin ortadan kalkacağına dair bir bulgu geliştirdi. Ama o ilacı Türkiye’de her yerde arattık yoktu. En sonunda yine Hikmet’le ortak bir doktor arkadaşımız bize o ilaçtan dünyada sadece 3 tane kaldığını ve birinin de Madrid’de bir eczanede satıldığını söyledi. O ilacın devamının üretilememesinin sebebini ise o ilacın yapımında kullanılan bir bitkinin artık çok zor hatta hiç bulanamadığıymış. Küresel sorunların yarattığı iklim koşullarındaki zarar o bitkinin üremesine zarar vermiş. Bende bütün bunları bana ziyarete geldiklerinde Caner Bey oğluma ve Mustafa Bey oğluma anlattım. Onlarda o ilacı ikisi beraber gidip Madrid’deki o eczaneden alabileceklerini söylediler. Bende onlara Madrid’deki o eczanenin ismini ve adresini bir kâğıda yazıp verdim. Tabi bana o ilaç için başvuran eşcinsel çiftler sadece Caner ve Mustafa değillerdi. Tolga ve Gürkan adında bir eşcinsel çiftte bana o ilaç için başvuran eşcinsel çiftler arasındaydılar. İlacı Tolga’ya enjekte etmiştim ve onlara da anlattığım ilacın yan etkisi olanağına rağmen yine de ilacı denemek istemişlerdi. Tolga’nın ilacı vücuduna aldığı ilk günden itibaren 2 hafta sonra bana geldiklerinde Tolga’ya yaptığım kan testi sonucu pozitif çıkmıştı. Tolga hamileydi. Sonrasında ise Tolga daha doğum etmeden, karnı daha doğru dürüst şişmeden hamileliğinin birinci ayındayken Tolga’da ilacın yan etkisi görülmeye başlanmıştı. Ama bundan benim haberim yoktu. Tolga’ya ilacın yan etkisi aşırı derecede şiddete meyilli olmasıymış. Hatta Tolga iki tane cinayet işlemiş ve hapse düşmüştü. Tolga hapse düştüğü zaman benim haberim olmuştu ilacın Tolga’ya gösterdiği yan etkisinden. Sonrasında ise Mustafa, Caner ve Tolga’nın erkek arkadaşı Gürkan bir olup Tolga’yı hapisten kaçırmışlardı. Sebebi ise Tolga’nın bile isteğe o cinayetleri işlemediği, ilacın yan etkisiyle yaptığıydı. Zaten sonradan Tolga’da çok pişman olup erkek arkadaşı Gürkan’ın yapmaması için ısrarlarına rağmen gidip kendisi teslim olmuştu polise. Teslim olduğu polis merkeziyse Mustafa’nın ve Caner’in görev yaptıkları polis merkeziydi. O sırada Caner polislikten istifa etmişti hamile olduğu için, sadece Mustafa polislik görevine devam ediyordu orada. Zaten Mustafa ve Caner’in Tolga ve Gürkan’la tanışmaları bu şekilde olmuştu. Tolga’nın sorgusuna Mustafa girmişti ve Tolga, Mustafa’ya her şeyi anlatınca bütün olayların fitili ateşlenmişti. Tolga’yı hapisten kaçırma fikri ise Caner’in fikriydi. Caner en çokta Tolga’yı hamile bir erkek olduğu için hapisten kaçırmak istemiş. Çünkü zamanla karnı şişecek ve erkekler koğuşunda Tolga’nın halinin ne olacağını, ona yapılacak işkenceyi tahmin ettiği için Caner, Tolga’yı hapisten kaçırmak için diğerlerini de ikna etmiş. Bunlardan benim çok sonra haberim oldu. Taa ki Caner, Mustafa ve Gürkan, Tolga’yı hapisten kaçırmayı başarıp Mustafa ve Caner’in evlerine götürüp saklayana kadar. Tesadüfen bende Mustafa’yla Caner’e, o dönem Amerika’ya erkeklerin hamile kalmasını sağlayan ilaç hakkında bir yatırımcıyla konuşmak için gitmeden önce uğramam üzerine her şeyi öğrendim. Amacım Mustafa’yla Caner’e veda etmekti Amerika’ya gitmede evvel. Ama ilk gittiğim dakikalarda benden bile saklamışlardı Tolga’yı, ben Tolga’yı hapiste bilirken, meğerse daha bana kapıyı açmadan önce onu yatak odasına saklamışlar. Amaçları ne olursa olsun kimseye bir şey söylememekmiş, en güvendiklerine bile. Sadece dördünün arasında bir sır kalacakmış bu. Zaten birkaç gün içinde onlarda ülkeyi terk edip Amerika’ya gideceklermiş hep beraber. Sadece bekledikleri Tolga için hazırlattıkları sahte pasaportmuş. Tolga o anda hapisten kaçan bir firari olduğu için elbette ki kendi kimliğiyle hiçbir resmi işlem yapamadığı gibi ülkeyi de kendi adıyla terk edemezdi. Ben o gün, dördünün bana bile konuştukları yalana inanıp Mustafa’yla Caner’in evinden onlara Amerika’ya gideceğim için veda ederek ayrıldım. Sonrasında Amerika dönüşü her şeyi Caner’in annesi Şule’den öğrendim. Caner Amerika’ya gitmeden önce annesiyle konuşmuş ve her şeyi anlatarak veda etmiş. Şule bütün olanları anlatırken büyük endişe ve panik içindeydi. Ama yine de biraz biraz çocukların da yanındaydı. Sadece büyük endişesi özellikle Caner’e hamile haliyle bir şey olmasıydı. Yaptıkları ortaya çıkacakta Caner o haliyle hapse düşecek diye çok korkuyordu. Üstelik hamile olduğu için sağlık durumdan da endişe ediyor ve yanında olmak istiyordu oğlunun. O dönem bizde Şule’yle yavaş yavaş arkadaş olarak yakınlaşmaya başlamıştık ve sonrasında o arkadaşlık aşka dönüşmüştü. Şimdilerde Şule’yle İstanbul’da mutlu bir evliliğimiz var. YAZAN Ali SİNOP |
