Netflix'in yeni içeriklerinde kendi zevkime uygun
izleyecek bir yapım bulamadığımda, kendimi genellikle "Yeniden İzle"
bölümünde buluyorum. Bu kez de 2024 yılında yayınlanan No Good Deed dizisini
yeniden açtım. İlk izlediğimde çok beğendiğim yapım, ikinci kez izlediğimde de
aynı etkiyi bırakmayı başardı.
"Friends" dizisiyle dünya çapında tanınan
Lisa Kudrow'un başrolünde yer aldığı dizi, evlerini satışa çıkarmaya karar
veren bir çiftin hikâyesiyle başlıyor. İlk bakışta sıradan bir emlak hikâyesi
gibi görünse de, çok geçmeden olayların bambaşka bir yöne evrildiğini fark
ediyorsunuz.
Ünlü oyunculardan yazarlara, savcılardan zengin
çiftlere kadar pek çok kişi bu gizemli eve sahip olabilmek için adeta
yarışıyor. Ancak ev sahiplerinin herkesten sakladığı büyük bir sır vardır ve bu
sır, dizinin gerilim dozunu her bölümde biraz daha artırmayı başarıyor.
No Good Deed'in en güçlü yönlerinden biri ise
karakterleri. Dizide neredeyse herkesin sakladığı bir geçmişi, çözmeye
çalıştığı bir problemi ya da peşinden koştuğu bir amacı var. Bu nedenle hikâye
sadece tek bir olay etrafında dönmüyor; farklı karakterlerin yaşamları birbirine
ustalıkla bağlanıyor. Bölümler ilerledikçe hem gizem hem de karakterlerin
yaşadığı kişisel çatışmalar izleyiciyi ekran başında tutmayı başarıyor.
Dizide LGBTQ temsiline de yer verilmesi ise hikâyeye
doğal bir çeşitlilik katıyor. Bu temsil, olay örgüsünün içine yapay bir şekilde
eklenmiş gibi hissettirmiyor; aksine karakterlerin yaşamlarının doğal bir
parçası olarak sunuluyor.
Gerilim, gizem ve zaman zaman kara mizahı bir araya
getiren No Good Deed, ilk bölümden itibaren merak duygusunu canlı tutmayı
başarıyor. Eğer Netflix'te ne izleyeceğinize karar veremiyor ve farklı bir
yapım arıyorsanız, bu diziye mutlaka bir şans vermenizi öneririm.
Bana göre No Good Deed, Netflix kataloğunda hak ettiği
ilgiyi görememiş, ancak izleyenlerin kolay kolay unutamayacağı saklı
cevherlerden biri.
Ali Sinop – Editör
Yorumlar
Yorum Gönder