“İlk Buluşmada Yapılmaması Gereken Hatalar”
Daha önce Just Gay’de “İlk Buluşmada Seks Yapılır mı?”
sorusunu konuşmuş ve bu konunun kişisel sınırlar, beklentiler ve iletişim
açısından neden önemli olduğunu ele almıştık. Şimdi ise başka bir noktaya
geldim.
Geçenlerde biriyle buluşmadan önce hazırlanırken
kendimi düşünürken fark ettim: İlk buluşmalarda insan bazen karşı tarafı
etkilemeye çalışırken aslında kendinden uzaklaşıyor. Sonra eve dönüp “Bunu
neden söyledim?” ya da “Keşke öyle davranmasaydım” diye düşünüyor.
Bu yazı, internette gördüğünüz klasik “şunu yapın,
bunu yapmayın” listesi değil. Daha çok, ilk buluşmaların o tuhaf heyecanından
ve sonradan fark edilen küçük hatalardan çıkan bir yazı. Çünkü bazen bir
ilişkinin başlamasını engelleyen şey büyük dramalar değil, o an fark
etmediğimiz küçük davranışlar oluyor.
1. Fazla hazır cevap olmaya çalışmak
İlk buluşmalarda bazen sürekli esprili, zeki ve
etkileyici görünmek istiyoruz. Ben de zaman zaman bunu yaptığımı fark ettim.
Karşı taraf bir şey anlatırken hemen komik bir cevap bulmaya çalışmak, aslında
gerçekten dinlemeyi engelleyebiliyor.
Bir noktadan sonra sohbet yarışmaya dönüşüyor. Oysa en
iyi hissettiren anlar genellikle “doğru cevabı” bulduğumuz değil, rahatça
sustuğumuz anlar oluyor.
2. Karşı tarafı tanımadan geleceği kafada yazmak
Bir kahve içiyorsun, sohbet güzel gidiyor ve zihnin
bir anda hızlanıyor: “Belki tekrar buluşuruz… Belki bu sefer farklı olur…”
Bence ilk buluşmalarda yapılan en büyük hatalardan
biri, henüz tanımadığımız bir insanın üzerine kendi yalnızlığımızı veya
umutlarımızı yerleştirmek. Karşındaki kişi henüz bir hikâye değil; sadece
tanımaya başladığın biri.
3. Sessizlikten korkmak
Bir ara konuşma durduğunda hemen yeni konu bulmaya
çalışıyordum. O birkaç saniyelik sessizlik bana başarısızlık gibi geliyordu.
Sonra şunu fark ettim: Rahat hissettiğin biriyle bazen birkaç saniye
susabilmek, saatlerce zoraki konuşmaktan daha samimi olabiliyor.
Sürekli konuşmak zorunda hissetmek, ilk buluşmayı
doğal olmaktan çıkarıyor.
4. Telefonu masaya koymak
Belki mesaj beklemiyorsun, belki hiç bakmıyorsun bile.
Ama telefon masanın üzerinde durduğunda sanki sohbetin yanında üçüncü bir kişi
oturuyormuş gibi oluyor.
Karşı taraf konuşurken ekranın ışığının yanması bile
dikkati dağıtabiliyor. Küçük bir detay gibi görünse de, “Şu an burada mıyım
gerçekten?” hissini etkiliyor.
5. Fazla dürüst olmak ile fazla yük boşaltmak arasındaki farkı kaçırmak
Samimiyet güzel bir şey. Ama ilk buluşma bazen insanın
bütün kırgınlıklarını, eski ilişkilerini ve hayal kırıklıklarını anlatma
alanına dönüşebiliyor. Özellikle queer bireyler olarak çoğumuzun anlatacak zor
deneyimleri var. Fakat ilk karşılaşmada bütün yükü ortaya dökmek, karşındaki
kişinin seni tanımasına değil, sadece yaralarını görmesine neden olabiliyor.
6. Kendini olduğundan daha “cool” göstermeye çalışmak
Bu bana en tanıdık gelen hatalardan biri. Umursamıyormuş gibi davranmak, çok deneyimli görünmeye çalışmak ya da heyecanlandığını belli etmemek… Oysa bazen hafifçe heyecanlı olmak, fazla kontrollü görünmekten daha çekici olabiliyor. Çünkü insanlar mükemmel maskeleri değil, gerçek duyguları hissediyor.
7. “Beğenildim mi?” sorusuna takılı kalmak
İlk buluşmadan sonra çoğu insanın aklına gelen ilk soru şu oluyor:
“Acaba benden
hoşlandı mı?”
Ama belki daha önemli soru şu:
“Ben onun yanında kendim gibi hissedebildim mi?”
Sürekli karşı tarafın bizi seçip seçmeyeceğine
odaklandığımızda, kendi hislerimizi unutabiliyoruz. Oysa ilişki dediğimiz şey
tek taraflı bir değerlendirme değil.
Sonuç: İlk buluşmalar mülakat değildir
Bence ilk buluşmaların en büyük sorunu, onları bazen
iş görüşmesi gibi yaşamamız. Sürekli doğru cümleyi kurmaya, doğru tepkiyi
vermeye ve yeterince etkileyici görünmeye çalışıyoruz.
Oysa geriye dönüp hatırladığımız buluşmalar genellikle
şunlar oluyor:
- Yanlışlıkla kahveyi taşırdığımız,
- Bir anda aynı şarkıyı sevdiğimizi öğrendiğimiz,
- Gülmekten konuyu unuttuğumuz,
- Birkaç saniyelik sessizliğin bile rahatsız etmediği anlar.
İlk buluşmada yapılmaması gereken en büyük hata belki
de şudur: Karşındaki kişinin seni beğenmesi için kendi doğallığından vazgeçmek.
Çünkü kısa süreliğine etkileyici olabilirsin; ama gerçekten bağ kurmak
istiyorsan, eninde sonunda masaya oturacak kişi yine sen olacaksın.
Editör – Ali Sinop

Yorumlar
Yorum Gönder