"Etiketlerin Ötesinde: Aktif misin, Pasif mi?"
İlk buluşmaların kendine has bir heyecanı vardır. Ne giyeceğini düşünürsün, söyleyeceklerini kafanda tekrar edersin, karşındaki kişiyle gerçekten anlaşabilecek misin diye merak edersin. Hele ki bu buluşma bir flört uygulaması üzerinden ayarlanmışsa, sohbet başlamadan önce bile insanın içinde küçük bir heyecan oluşur.
Ama çoğu zaman o
heyecanı bozan, neredeyse ezberlenmiş tek bir soru gelir:
"Aktif
misin, pasif mi?"
Bu soru, gay
flört uygulamalarında belki de en sık karşılaşılan sorulardan biri. Elbette
cinsel uyum, iki yetişkin insanın ilişkisinde önemli olabilir. Fakat bazen bu
soru, karşındaki insanı tanımaya çalışmadan önce onun bütün kimliğini tek bir
etikete indirgemeye dönüşüyor. Oysa bir insan sadece "aktif" ya da
"pasif" değildir.
Hayalleri vardır.
Korkuları vardır. Mizah anlayışı vardır. Sevdiği filmler, dinlediği müzikler,
çocukluğundan taşıdığı anıları vardır. Bir ilişkiyi güzel yapan da bunlardır.
Sadece tek bir özellik üzerinden insanı tanımlamak, onu eksik görmek anlamına
gelir.
Ne yazık ki
toplum içinde özellikle pasif erkeklere yönelik yanlış yargılar da hâlâ
varlığını sürdürüyor. Pasif olmayı güçsüzlükle, kadınsılıkla ya da küçümsenmesi
gereken bir durumla eş tutan anlayışlar hem yanlış hem de inciticidir. Bu bakış
açısı yalnızca dışarıdan değil, bazen LGBT topluluğunun içinde de karşımıza
çıkabiliyor. Oysa cinsel rolden bağımsız olarak herkes aynı değere sahiptir.
Kimse aktif olduğu için daha "erkek", pasif olduğu için daha
"eksik" değildir. Bunlar insanların özel hayatına dair tercihlerdir
ve bir insanın karakterini, sevgisini ya da değerini belirlemez.
Belki de ilk
sorumuz şu olmamalı:
"Nasılsın?"
Sonuçta herkesin
kendi bedenini, ilişkisini ve kimliğini özgürce yaşama hakkı vardır. Kimse
tercihleri nedeniyle yargılanmamalı, küçümsenmemeli ya da kalıplara
sıkıştırılmamalıdır.
Etiketler bazen
pratik olabilir. Ama bir insanı tanımak istiyorsak, etiketlerin ötesine bakmayı
da öğrenmeliyiz. Çünkü bizi gerçekten biz yapan şey, tek kelimelik tanımlar
değil; hayatımızın tamamıdır.
Editör
– Ali Sinop

Yorumlar
Yorum Gönder