“Açık İlişki: Modern Olmak mıdır, Yoksa Sadakatsizlik mi?”
Bugün filmlerde, dizilerde ve hatta günlük sohbetlerde
giderek daha sık karşımıza çıkan bir kavram var: açık ilişki. Peki, bu ilişki
biçimine modern bir perspektifle mi yaklaşmalıyız, yoksa onu doğrudan
"sadakatsizlik" olarak mı değerlendirmeliyiz?
Örneğin, üçlü seksten hoşlanan birinin ahlaki
değerleri hemen sorgulanmalı mı? Ya da partnerinin bilgisi ve rızasıyla
başkalarıyla cinsel deneyim yaşamak isteyen biri otomatik olarak sadakatsiz
ilan edilebilir mi?
Herkesin cinsel fantezileri vardır. Bu yalnızca
eşcinseller için değil, heteroseksüel çiftler için de geçerlidir. Toplumun
"alışılmadık" ya da "utanç verici" olarak
nitelendirebildiği pek çok fantezi, farklı ilişkilerin bir parçası olabilir.
Peki, açık ilişki yalnızca bir fanteziden mi ibarettir, yoksa değişen ilişki
anlayışlarının bir yansıması mıdır?
Bu soruların tek bir doğru cevabı yok. Her birey ve
her çift, ilişkisini kendi değerleri, sınırları ve beklentileri doğrultusunda
şekillendirir. Ancak bu tartışmalarda ahlaki yargılar ile sadakat anlayışı çoğu
zaman karşı karşıya gelir.
Gay erkekler arasında bu konu konuşulurken bir
keresinde şu cümleyi duymuştum:
"Geleneksel adetleri yıkmazsak gay olmanın ne
anlamı var?"
İlginç olan ise, aynı ifadeye daha sonra bir Amerikan
dizisinde de rastlamamdı. Gerçek hayatta duyduğum bir cümlenin ekranda karşıma
çıkması beni şaşırtmıştı.
Peki, gerçekten eşcinsel olmak geleneksel kalıpları
yıkmak anlamına mı gelir?
Bana göre hayır. LGBT+ birey olmak, yalnızca toplumun
alışılmış normlarına karşı çıkmak demek değildir. Aynı zamanda
farklılıklarımızla var olurken kendi değerlerimizi ve ilişki biçimlerimizi
özgürce yaşayabilmektir. Kimi insanlar tek eşli bir ilişkiyi tercih ederken,
kimileri açık ilişkiyi benimseyebilir. Bu tercihlerin varlığı, tek başına
birini diğerinden daha doğru ya da daha ahlaklı yapmaz.
Açık ilişki denildiğinde en çok konuşulan konulardan
biri de çiftlerin kendi aralarında belirlediği kurallardır. Başkalarıyla
görüşmeden önce partneri bilgilendirmek, üçüncü kişileri yalnızca ortak kararla
ilişkiye dahil etmek ya da belirli sınırlar koymak gibi farklı anlaşmalar
yapılabilir. Ancak asıl soru şudur: Sadakat yalnızca bu kurallara uymakla mı
ilgilidir, yoksa güven, dürüstlük ve karşılıklı saygıyla mı anlam kazanır?
Bu sorunun kesin bir cevabı olmayabilir ve muhtemelen
uzun yıllar boyunca farklı bakış açılarıyla tartışılmaya devam edecektir.
Bu yazının amacı kimseyi yargılamak ya da herhangi bir
ilişki biçimini yüceltmek değildir. Sonuçta hiç kimsenin, karşılıklı rıza ve
dürüstlük temelinde yaşayan yetişkin bireylerin ilişkilerine müdahale etme
hakkı yoktur.
Belki de önemli olan, herkesin kendi seçimlerini
özgürce yapabildiği ve bu seçimleri nedeniyle yargılanmadığı bir dünyada
yaşayabilmektir.
Ali Sinop – Editör

Yorumlar
Yorum Gönder