Gay Erkekler Sadece Uygulamalarda mı Tanışmak Zorunda?
Bir erkekten hoşlandığınızı düşünün.
Aynı iş yerinde çalışıyorsunuz. Her gün görüyorsunuz.
Bazen konuşuyorsunuz. Belki size gülümsüyor, belki sizinle diğer insanlardan
biraz daha fazla ilgileniyor. Birlikte kahve içiyorsunuz, sohbet ediyorsunuz.
Ve bir noktada aklınızdan şu soru geçiyor:
Acaba o da gay mi?
İşte gay erkeklerin flört hayatındaki en büyük
farklardan biri belki de burada başlıyor.
Çünkü iki erkeğin birbirinden hoşlanması için ikisinin
de önce birbirlerinin erkeklerden hoşlanıp hoşlanmadığını bilmesi gerekiyor.
Heteroseksüel bir erkek için de bir kadından hoşlanmak elbette her zaman kolay
değildir. Reddedilme korkusu vardır, karşı tarafın sevgilisi olabilir,
kendisinden hoşlanmıyor olabilir.
Ama en azından cinsel yönelim konusunda bir
belirsizlik yaşamaz.
Gay bir erkek içinse bazen daha ilk soru bile
cevapsızdır:
“Bu erkek erkeklerden hoşlanıyor mu?”
Peki neden hep uygulamalar?
Bugün gay erkeklerin birbirleriyle tanışmasından söz
edildiğinde akla hemen flört uygulamaları ve sosyal medya geliyor.
Çünkü orada en azından bazı belirsizlikler ortadan
kalkıyor.
Bir uygulamada erkeklerin erkeklerle tanışmak
istediğini bilirsiniz. Sosyal medyada da birinin profiline bakarak onun
hakkında bazı ipuçları yakalamaya çalışabilirsiniz.
Bu elbette işleri kolaylaştırıyor.
Ama aynı zamanda garip bir şey de yaratıyor.
Sanki gay erkeklerin birbirleriyle tanışabilmesinin
doğal yeri yalnızca internetmiş gibi.
Oysa hayat sadece telefon ekranından ibaret değil.
İnsanlar iş yerinde tanışıyor. Üniversitede tanışıyor.
Aynı kafeye giderek birbirlerini tanıyor. Aynı arkadaş grubunda bulunuyor. Bir
kursa gidiyor, bir etkinliğe katılıyor, aynı spor salonuna gidiyor.
İnsanlar birbirlerinden hoşlanıyor.
Bazen hiçbir uygulama kullanmadan.
Peki gay erkekler neden bunu daha az yaşayabiliyor?
Çünkü karşındaki erkeğin gay olup olmadığını bilmiyorsun
Diyelim ki okulda bir erkekten hoşlandınız.
Sizinle konuşuyor. Komik buluyor. Yanınıza geliyor.
Mesaj atıyor. Hatta belki sizinle baş başa vakit geçirmek istiyor.
Bunların hiçbiri onun sizden hoşlandığı anlamına
gelmeyebilir.
Belki sadece arkadaş canlısıdır.
Belki gerçekten sizden hoşlanıyordur.
Belki kadınlardan hoşlanıyordur.
Belki erkeklerden hoşlanıyordur ama bunu kimseye
söylememiştir.
Belki de kendisi bile ne istediğini bilmiyordur.
Sizin elinizde ise bütün bunların arasında dolaşan tek
bir soru vardır:
“Acaba?”
Ve bu “acaba”, bazen bir insanın hiçbir şey
yapmamasına yetebilir.
Çünkü yanlış anlama ihtimali vardır.
Birine açılmak yalnızca “Benden hoşlanıyor mu?”
sorusunu taşımaz. Bazen “Benim gay olduğumu öğrenince bana nasıl davranacak?”
sorusunu da beraberinde getirir.
İş yerinde daha da karmaşık
İş yerini düşünelim.
Hoşlandığınız bir erkek var.
Onunla iyi anlaşıyorsunuz. Belki birlikte öğle
yemeğine çıkıyorsunuz. Birbirinize şaka yapıyorsunuz. İş dışında da konuşmaya
başladınız.
Ama ona “Sevgilin var mı?” diye sormak bile sizin için
sıradan bir soru olmayabilir.
Çünkü onun vereceği cevap sadece onun ilişki durumunu
anlatmayacak.
Belki “Kız arkadaşım var” diyecek.
Belki “Yok” diyecek ama kadınlardan hoşlandığını
anlayacaksınız.
Belki “Erkek arkadaşım var” diyecek.
Belki de sorunun neden sorulduğunu anlayıp size farklı
davranmaya başlayacak.
Bu yüzden gay bir erkeğin hoşlandığı bir erkeğe
yaklaşması bazen yalnızca reddedilme korkusu değildir.
Bazen önce karşınızdaki insanın sizi olduğunuz gibi
kabul edip etmeyeceğini anlamaya çalışırsınız.
Ama bu, iş yerinde veya okulda hiç aşk yaşanamaz demek değil
Tam tersine.
Gay erkekler de iş yerinde birbirlerinden
hoşlanabilir. Üniversitede tanışabilir. Aynı arkadaş grubunda yakınlaşabilir.
Komşusundan hoşlanabilir. Bir kafede tanışabilir.
Bunların hepsi mümkün.
Sadece yol biraz daha belirsiz olabilir.
Ve belki de bu yüzden bazı gay erkeklerin hayatında
flört uygulamaları bu kadar önemli bir yer tutuyor.
Orada en azından bir şeyi bilirsiniz:
Karşınızdaki insan da erkeklerle tanışmak istiyor.
Gerçek hayatta ise bunu öğrenmek için bazen haftalarca
bir insanı tanımak, davranışlarını anlamaya çalışmak ve doğru zamanı kollamak
gerekebilir.
Belki de asıl mesele “nerede tanıştığımız” değil
Bir gay erkeğin başka bir erkekle tanışmasının
yalnızca uygulamalarda gerçekleşmesi gerekmiyor.
Ama gerçek hayattaki tanışmaların daha fazla
olabilmesi için insanların birbirlerinin yönelimini tahmin etmek zorunda
kalmadığı bir ortam gerekiyor.
Çünkü aşkın başlangıcında sürekli bir dedektiflik
yapmak zorunda kalmak yorucu.
“Şunu söyledi, acaba?”
“Bana böyle baktı, acaba?”
“Benimle yalnız kalmak istedi, acaba?”
“Instagram'da şu fotoğrafı beğenmiş, acaba?”
Bazen insan sadece birinden hoşlanmak istiyor.
Onun da kendisinden hoşlanıp hoşlanmadığını öğrenmek
istiyor.
Ve bunun cevabını bulmak için bütün hayatını küçük
işaretleri yorumlayarak geçirmek istemiyor.
Belki de gay erkeklerin birbirleriyle tanışmasının
önündeki en büyük engellerden biri, birbirlerini bulamamaları değil.
Birbirlerini bulduklarında ne olacağını bilememeleri.
Çünkü bir erkekten hoşlandığınızda bazen asıl soru
“Beni seviyor mu?” bile değildir.
Önce şu sorunun cevabını bulmanız gerekir:
“O da erkeklerden hoşlanıyor mu?”
Belki de gerçek hayattaki gay aşklarının en güzel
tarafı da tam burada başlayabilir.
Bir uygulamada karşınıza çıktığı için değil.
Bir algoritma sizi eşleştirdiği için değil.
Sadece aynı yerde, aynı zamanda bulunduğunuz için.
Birbirinizi gerçekten tanıdığınız için.
Ve bir gün, bütün o “acaba”ların yerine basit bir
cümle gelebildiği için:
“Ben de senden hoşlanıyorum.”
Editör – Ali Sinop

Yorumlar
Yorum Gönder